4 Kasım 2010 Perşembe

24 Saatte Eskişehir'i Yad Etmek

Serin bir Ekim öğleni bir günlüğüne Eskişehir'e gitmek üzere, peronda bekleyen Cumhuriyet Ekspresi'ne bindik. 1,5 yıllık bir maceranın ardından 4 yıl önce ayrıldığım Eskişehir'e trenle gitmek her zaman ayrı bir zevkti. Aynı nostalji duygusuyla geçtik kurulduk yemekli vagona. Güzel bir sohbet eşliğinde gündüz vakti trende içilen biranın tadı bir başka oluyor.

Eskişehir'e inince gardan yürüye yürüye Doktorlar Caddesi'ne gidiyoruz. Eskişehir hem aynı, hem çok değişmiş. Kılıçoğlu Sineması'nın alt katındaki Acıktım Kahvaltı Salonu bina yıkılmaya başladığı için taşınmış. Yeni yeri Kanatlı Alışveriş Merkezi'nin yanındaymış. Bir dönem her akşam yediğim bol nar ekşili, Tavuklu Sezar Salata'yı hala çok lezzetli yapıyorlar. Eskişehir'e yokluğumda bir çok alışveriş merkezi açılmış. Bir çok da bar... Hele Doktorlar'a paralel bir sokakta topladıkları barlar Nevizade havası katmış Eskişehir'e. Taps, Up&Down ve Havelka da yeni açılan mekanlardan.


Acıktım'dan çıkınca 1,5 yıl yaşadığım kampüs içindeki Anadolu Otel'e geçtik. Otel 1 sene önce kapanmış, 3-5 ay sonra yeniden açılmış. Daha önce vakfın işlettiği otelin işletmesi üniversiteye geçmiş ve ticari bir müesseseden ziyade kamu hizmeti veren bir yapıya bürünmüş. Konaklama fiyatları makul, kalitede bir değişiklik olmamış (sabah kahvaltısı daha iyiydi ama benim zamanımda, sıcak simitler poğaçalar kalmamış artık...). Çalışanlar yine çok sıcak, iyi niyetli, yardımsever... Eskilerden pek kimseleri göremesek de geçmişi yad etmek güzeldi.


Biraz dinlendikten sonra gece için plan yapma kısmı geldi çattı. Cuma gecesi önce biraz demlenip ardından hızlı bir mekana geçmeye karar verdik. Önce Donas'ta tavuklu dürümlerimizi yedik. Ardından rezervasyonsuz gittiğimiz Bomonti'de kapıdan çevrildik ama buna hiç şaşırmadığımı söylemeliyim. Mekanın 'tok satıcı' sahibinin bu tarz hareketlerine geçmişten de aşinaydık ne de olsa, hepi topu 3 masa doludur ama o yüzünüze bakıp tanıdık gelmediyseniz "mekan dolu" deyip almayabilir sizi. Zaten 2 bira içip kalkacağımız için Taps'e geçtik. Burada biraz demlenip 222'ye yollandık hemen. Aslında biz Neslihan'ı dinlemeyi tercih ediyorduk. Eskişehir gece hayatı deyince aklıma hep Neslihan geliyor. Sesini, şarkılarını ya da sahnesini sevdiğimden değil ama Eskişehir yıllarında o kadar çok izlemiştim ki sahnede, Eskişehir'e gidince Neslihan dinlemek şartmış gibi geliyor bana artık. Neslihan yoktu o gece herhangi bir mekanda; bilemiyorum belki artık Eskişehir sahnelerinde şakımıyor da olabilir...


222'de MFÖ konseri vardı o yüzden tercihimizi club kısmından yana kullandık. Kapı her zaman dert olmuştur bu gibi mekanlarda ama şansımıza hiç bir engelle karşılaşmadan rahatça girdik içeriye. İçeride atmosfer hatırladığım gibiydi. Topuklu ayakkabı giyip zorla yürümeye çalışan kızların düşeyazmaları; bu sene moda herhalde, hepsi aynı model kirli sakalla ortalıkta dolanan oğlanların hali, tavrı çok yabancı gelmedi bana. Takım elbisesiyle ortalıkta dolaşıp asayişi sağlamaya çalışan Sayın Abacı'nın suratsızlığı da pek değişmemiş... Ama 222 yine gece gece 'eller havaya' yapmak için gidilebilecek iyi bir mekan olmayı sürdürüyor. Geç vakitler terk ettiğimiz mekandan çıkıp otelde sızmamızla sonlandı gece.


Sabah Anadolu Otel'in bahçesinde hava serin olsa da güzel bir kahvaltı yaptık. Suni gölün kenarında, ağaçların arasında huzur içinde yudumladık çayımızı. Kısa bir kaçamağın sonu geliyordu artık. Ama çiğ börek yemeden Eskişehir'i terk etmek de olmaz. Papağan'ın yerini unutmuşum, biraz sorup soruşturmak gerekti yerini bulmak için. Ardından dönüş için farklı bir rota izleyip Yüksek Hızlı Tren'le Ankara'ya geçtik. Akşama kadar hemen her saat tren var Ankara'ya. Karada 250 km hız yapmak gerçekten ilginçmiş. Şu hızlı tren yaygınlaşsa hiç fena olmayacak. Şu kısacık gezide yaptıklarımız tadı hala damağımızdayken döndük İstanbul'a. Yakın bir zamanda yeniden gitmek lazım Eskişehir'e...


Önerilen Sayfa:


İznik ve Yenişehir Frig Vadisi'ni Gezememe
Bursa'da Huzur
Yataklı Trende Yolculuk

dinceryazici79@gmail.com



2 yorum:

  1. Aciktim da yedigin nar eksili sezar salata aklima geldi gercekten guzeldi.

    YanıtlaSil
  2. Ercu, bir ara seninle de gidelim. Acıktım'ın yeni yeri de gayet güzel :)

    YanıtlaSil